İlk Çağ Uygarlıklarında Tıp

0
10014
views

Hastanın araştırma nesnesi olduğu İlk Çağ tıbbında amaç da tedaviyi gerçekleştirebilmekti. Eğitimin usta-çırak ilişkisiyle yürüdüğü bu dönemde hastalık nedeni olarak genellikle mistik yaklaşımlar benimsenmiş; tedavideyse dini, cerrahi ve ampirik yöntemler kullanılmıştır. Şimdi gelin beraber o dönem uygarlıklarını ayrı ayrı inceleyelim;

-Mezopotamya

Tıp anlayışının yaşam tarzı ve dini inançla ilişkili olduğu ve animist görüşe dayandığı Mezopotamya uygarlıklarında, sağlık-hastalık hali; doğa olayları, mevsimsel değişiklikler ve gökyüzü hareketleriyle açıklanırdı. Kısacası hastalık, evrensel uyumun bozulması olarak yorumlanırdı.Tanı için çeşitli fallar (ASU, BARU gibi) ve rüya yorumları kullanılıyordu.

Tedavinin esası ise büyüsel güçlerin dışarı çıkarılması ve mistik gücü olduğuna inanılan bitki ile minerallerin kullanılmasından ibaretti.

-Eski Mısır

Kan dolaşımı ve hayatın merkezi olarak kalbin kabul edildiği Eski Mısır’da en önemli yaşamsal fonksiyonun da solunum olduğu düşünülmekteydi. Hastalıkların nedeni olarak da Pnömo ve Vehedu teorileri ortaya konmuştu.Eski Mısır’da MÖ 1600’de kırık-çıkık-yara tedavisi için yazılan Edwin Smith Papirüsü, ilk cerrahi bilgileri içeren tıp metni olduğundan değerlidir. Bu metinde hiçbir mistik yaklaşım bulunmamaktadır.

Mumyalama işlemi de anatominin gelişimi açısından oldukça önemli bir yere sahiptir.

-Eski Hint

Tıp anlayışını Hint mitolojisinin ve Hinduizm’in oluşturduğu Eski Hint uygarlığında, mutlu ve sağlıklı kalabilmek için bütüncül bir yaklaşım ve denge olmazsa olmazdır.

Hint tıbbının en büyük başarısı cerrahi alanındadır. Özellikle plastik cerrahinin kökeni Hint tıbbına dayanmaktadır. Ancak diseksiyon dinen yasak olduğu için anatomi, Mısır uygarlığındaki kadar gelişememiştir.

Cerrahi uygulamaları ve ameliyat aletlerinin çizimlerini içeren bilinen ilk kitap olan Susruta Samhita ise Hint uygarlığının tıp dünyasına bir armağanıdır.

Toplum sağlığı hizmetinin tarihte ilk örneği de yine Hint uygarlığında görülmüştür.

-Eski Çin

Tıp anlayışının Taoizm’e dayandığı Çin uygarlığında, evrenin Yin ile Yang’ın birleşmesinden meydana geldiği ve bu dengenin bozulması halinde çeşitli hastalıkların oluşacağı öngörülüyordu.

Tanı için 4 muayene yöntemi vardı; gözlemek, dinlemek-koklamak, anamnez almak ve palpasyon.

Tedavideyse diyet ve masaj kullanılmakla beraber asıl olarak akupunktur ve signature yöntemi tercih edilmekteydi.

Hintkenevirini ilk kez anestezik madde olarak kullanan ve anesteziyolojinin babası olarak kabul edilen Hua-Tu da Çinli bir bilim insanıdır.

Suçluların saptanmasında parmak izinin ve çiçek hastalığından korunmada çiçekleme yönteminin ilk defa kullanılması da Çin tıbbına özeldir.

İlk sağlık sigortası sistemi de Çin uygarlığında hayata geçirilmiştir.

-Eski Yunan

Eski Yunan tıbbını mitolojik, filozof hekimler ve bilimsel dönem olmak üzere 3 devirde incelemek mümkün.

Mitolojik dönemde Asklepios adına yapılan Asklepion tapınakları, dönemin hem sağlık merkezi olmuş hem de tıp okulu olarak kullanılmıştı.

Filozof hekimler devrinde evren, mitoloji yerine sebep-sonuç ilişkisi içerisinde araştırılmaya başlanmıştır.

Bilimsel dönem Hipokrat’la başlayıp Aristo-Sokrates-Platon ile devam etmiş ve mistik yaklaşım tamamen devre dışı bırakılarak akla ve deneye yer veren tıp anlayışı ön plana çıkarılmıştır. Bu dönemdeki tıp merkezi ise İskenderiye Tıp Okulu’dur. Bu merkezin tıp tarihindeki önemi ise polifarmasi anlayışını getirmesi ve dini baskı olmadan anatomi çalışmalarının insan üzerinde ilk kez yapılmasıdır.

-Eski Roma

Elle yapılan işler hor görüldüğü için hekimlerin tamamen köle statüsünde olduğu Roma uygarlığında, iyileşme tamamen ilacın gücüne mal edilir ve ilacı kimin verdiği önemsenmezdi.

Roma’da ticaret ve ordu ön planda olduğu için farmakoloji ve askeri hastaneler gelişmiştir.

 

 

İSMAİL KADİR DAĞHAN

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here